Reklam
Reklam
Mahmut ABİŞ

Mahmut ABİŞ


Şiddet Her Yanımızı Sarmışken..

30 Kasım 2019 - 13:53

Televizyon ekranları ve gazete manşetlerinin son zamanlardaki flaş haberlerinde çoğunlukla şiddet içerikli haberler yer alıyor. Şiddet: sokakta, çarşıda mahallede ve hatta yaşadığımız evimizin içerisinde kendini gösterebiliyor.

Bu yıl açıklanan verilere göre yüzlerce kadın cinayeti, toplu hayvan katliamları, cinsel istismarların hat safhaya ulaştığını görüyoruz.

Sokak ortasında boğazı kesilerek katledilen kadından tutunda 5-6 yaşlarında katledilen çocukların haberlerine şahit olduk. Hasta hanede doktorların, sokakta 85 yaşındaki yaşlı amcanın şiddete maruz kaldığına ilişkin haberlerde cabası. Egosunu tatmin etmek için emrinde görev yapan işçi kardeşimizin maruz kaldığı şiddet, okulda başarısız olan çocuğun evinde uğradığı şiddet, çocuklarının şiddet uyguladığı anne-baba, kadının kocasına, kocasının kadına uğrattığı şiddet, onlarca kişi tarafından tecavüze maruz kalan kadınlar ,sokak hayvanlarını işkence yaparak öldüren, zehirleyerek toplu katliam yapanlar ve sırf sosyal medyada şaklabanlık yapmak için bir kuşu boğarak bunu sağlamaya çalışanları gördük.

Kısacası hayatımızın her anında bir şiddet olayına tanıklık ediyoruz.

Fiziksel Şiddet!
Psikolojik Şiddet!
Ekonomik Şiddet!
Cinsel Şiddet!

Erkeğin erkekliğini ispat etmesinin yolunun kadına uyguladığı şiddet kadar olduğunu düşünen veya eşine sadık olduğunu ispatlamanın yolunun eşinin anne veya babasına uyguladığı şiddet kadar olduğunu düşünen  bir toplumdan farklı bir şey beklemek yanlış olur zaten.

Siyasi erke, işyerindeki patronuna, hoşlandığı karşı cinse yaranmak için farklı ve sadık olduğunu ispat etmeye çalışanların seçtiği en basit yol karşısındakine şiddet uygulamaktan geçiyor maalesef. Onlara göre  farklı düşünenlere verilebilecek en güzel cevap şiddet içerikli olmalıdır.

Fiziksel  şiddetin yanında cinsel ve psikolojik şiddet vakaları da azımsanacak gibi değil. Tenha sokaklarda, evlerinde, işyerlerinde cinsel saldırılara uğrayan kadınların çoğunlukta olduğu gibi...
Gücü elinde bulunduranın kendini farklı bir yerde tanımlaması karşısındakine şiddet uygulama yetkisini vermiş gibi algılaması çeşitli şiddet vakalarının ortaya çıkmasına  sebep oluyor. Karşındakine bağırmak, rızası dışında eşi dahi olsa dokunmak veya karşısındaki kişiye, çirkin, fakir, kel gibi kavramlarla hitap etmek bile bu tür şiddete verilebilinecek örneklerdendir. Ekonomik olarak gücü elinde bulunduranların bu gücü elde edememiş kişiler üzerinde şiddet uygulama yetkisi varmış gibi algılayanlar olduğu gibi.

Toplumları yaralayan, yıpratan ve hatta dağıtan olayların temel sebepleri şiddetin fazla olmasından kaynaklıdır. Geçtiğimiz gün İzmir'de Alevi vatandaşlarımızın evlerini işaretleyerek "Alevi Defol" diyenlerin yapmak istedikleri işte bu şiddet sarmalının hayata geçmesini istemeleridir. Çünkü şiddet kaosu tetikler. Bu tür insanlarda kaostan beslenir. Maraş ve Çorum'da yaşanan o vahim olaylarda buna benzer şiddet olaylarıyla başlamıştır.

Oysaki yaşanabilir ve herkese yeten bir dünyada yaşıyoruz. Şiddetin yerini anlayış ve sevgi almalıdır.Sevgi her canlıda bulunan bir duygudur.Siyah-beyaz,Müslüman-Gayri Müslim,Alevi-Sunni,Sağcı-Solcu hiç fark etmiyor..
Her yerde ve her koşulda sloganımız Şiddete Hayır!
Çünkü şiddetin her türlüsü suçtur...
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum