Avukatlardan 28 Şubat için suç duyurusu!

Ülkemizde ciddi yaralar açan 28 Şubat davasında 'Medya patronlarının haberi olmadan o manşetler atılamaz' diyen avukatlar 'At sahibine göre kişner. Onların mahkeme huzuruna gelip sorularımızı cevaplaması gerekir' dedi.

Ülkemizde ciddi yara açan 28 Şubat davasında müdahil avukatlarının talebini değerlendiren mahkeme heyeti, darbenin medya ve STK ayağına ilişkin yürütülen soruşturmanın beklenilmeden davaya devam edilmesine karar verdi. Mahkeme heyeti, bunun yerine avukatların Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabileceğini ifade etti. Bunun üzerine müdahil avukatları 28 Şubat davasının medya ve STK ayağına ilişkin soruşturma için Başsavcılığa suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor.

21 KASIM’A ERTELENDİ

Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 28 Şubat darbesine ilişkin önceki gün davanın 90’ncı duruşması görüldü. Duruşmada o dönem mağdur olan birçok izleyici yer alırken, basının ve STK’ların ilgisiz kalması dikkat çekti. Duruşmada önce davaya müdahil olan kişilerin daha sonra müdahillerin avukatlarının savunmaları alındı. Ardından mahkeme heyeti, duruşmayı 21 Kasım’a erteledi.

DOSYAYA İLGİ AZALDI…

Duruşmalarda tanık olan çoğu isimler arasında sadece Hasan Celâl Güzel, Bülent Orakoğlu ve Hüseyin Kocabıyık dışındakiler 28 Şubat’ı bir darbe olarak tanımlamayarak, askerlerden şikâyetçi olduklarına ilişkin tek bir ifadede dahi bulunmaması davaya olan ilgisizliği ortaya koydu. 28 Şubat davasına ilişkin müdahil avukatları gazetemize değerlendirmelerde bulundu.

HEPSİ EMİR ALMIŞ GİBİ

Müdahil avukatlarından Ahmet Taylan, 28 Şubat darbesini gerçekleştirme amel ve niyetinde olan paydaşlardan birinin de medyanın olduğu söyledi. Dönemin medyasının ortak bir yerden emir almışçasına ‘Ülkede irtica var aman darbe yapın’ , ‘Bunu siyasetle çözemeyiz aman darbe yapın’ diyerek vurgu yaptığını aktaran Taylan “Bu mahkemede gelip yargılansalardı o günkü köşe yazarlarının atılan başlıkların hepsi tahlil edildiğinde görülecekti ki âdeta darbe çığırtkanlığı yaptıkları anlaşılırdı” dedi.

VİCDANLAR RAHAT DEĞİL

O dönemki gazete manşetlerinin medya patronlarının bilgisi dâhilinde olmadan bu tip başlıklar atılmasının mümkün olmadığını ifade eden Avukat Taylan “At sahibine göre kişner. Onların mahkemede huzura gelip bizim sorularımızı cevaplaması gerekirdi. Bütün milletin nezdinde 28 Şubat’ta paydaş olaraktan medyanın da bu organizasyonun içerisinde olduğu şeklinde kanaat oluştu. Diğer unsurlar yargılanmadan gerçekler açığa çıkmadan mahkemenin vereceği kararın toplum vicdanını rahatlatacağı kanaatinde değilim” dedi.

FAİLLER ORTAYA ÇIKARILMALI

Hukukçu Kadınlar Derneği Başkanı Avukat Figen Şaştım ise şu açıklamaları yaptı: Darbe teşebbüsüne her kim iştirak ettiyse bu suçun her kim failiyse, şerikiyse yani iştirakçi, ortağıysa bu medya mensubu olabilir, iş adamı olabilir, sermaye çevresi olabilir, üniversite çevresi olabilir, tamamen bu suçu işleyenlerin hakkında iddianame tanzim edilip dava açılmalı, yargılanmalı ve mahkûm edilmeli ki bir daha Türkiye’yi 10-20- 30 yıl geriye götürmesine yönelik darbeler gerçekleşmesin. Hukukçular olarak bizim amacımız adaletin tecelli etmesi suçun faillerinin ortaya çıkarılması.

BİR: MEDYA DA MAHKEMEDE DİNLENMELİ

28 Şubat davasına ilişkin sanıklardan dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir ise gazetemize yaptığı açıklamada medyanın da mahkemede dinlenmesi gerektiğini söyledi. Bir “Medyanın da burada dinlemesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.