Ataş: Akraba ilişkisi olmayanlar yönetimde olacak

AK Parti Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş, Milletvekilinin, belediye başkanının, il, ilçe başkanının birinci derece yakınlarını, toplumda "metal yorgunluğu" algısı oluşturan konulardan biri olduğunu vurgulayarak, mümkün mertebe akraba ilişkisi olmayan arkadaşlarımızın yönetimlerde olmasına özen gösteriyoruz. ifadelerini kullandı.

AK Parti Teşkilattan Sorumlu  Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş,  muhabirine gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu,  soruları yanıtladı.

Ataş: "Teşkilatlarımızda görev yapan herkes, Cumhurbaşkanı üzerinden, Başbakan üzerinden yük alma mecburiyetindedir. Yük alamıyorsa yük olmaya hakkı yoktur. Biz yük alıcılarız, yük olucular değiliz. 81 il başkanımızı ilçeleriyle ilgili tek tek dinledik. Hangi ilçe başkanı görevine  devam etmeli, hangisi değişmeli, hangisi değerlendirmeye tabi tutulmalı. Tek tek  bu üç kategoride değerlendirme yaptık ve görüşleri yazdık. Değişmesi gerekenleri,  devam etmesi gerekenleri not ettik" - "Genel Başkanımıza, bu millete bizim mahcup  olmamamız gerekiyor. Kongrelerden sonra 'pardon' deme şansımız yok" 

AK Parti 6. Olağan Büyük Kongre sürecinin 4 Temmuz'da başladığını, bu  kapsamda ilk olarak alt kademe kongrelerinin yapılacağını söyleyen Ataş, belde  kongrelerinin planlamasının yapıldığını, geçen hafta sonu nüfusu 5 binin  üzerindeki 35 beldenin kongrelerinin tamamlandığını, nüfusu 5 binin altındaki 349  beldeye de atamaların il başkanlıklarınca yapıldığını bildirdi.

Beldelerle ilgili sürecin tamamlandığını belirten Ataş, ilçe  kongreleri takviminin planladığını, delege seçimlerinin yapıldığını vurguladı.  İlçe kongrelerinin 19 Ağustos'ta başlayacağını açıklayan Ataş, Türkiye genelinde  merkez ilçe teşkilatlarla birlikte kongre yapılması gereken 970 ilçenin bulunduğuna işaret etti.

Ataş, kongre tarihlerine ilişkin planlamanın hazırlandığını,  Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) ile Merkez Yürütme Kurulu  (MYK) toplantılarında bu tarihlerin oluşturulduğunu aktardı. 19 Ağustos'ta  başlayacak ilçe kongrelerini, 12 Kasım'a kadar tamamlamayı planladıklarını  bildiren Ataş, "Bu, her hafta sonu ortalama 50-60 kongre yapmak demek, ancak  bitirebiliyorsunuz. Belki bu tarihte 10 gün ileri, geri kaymalar olabilir." dedi.

İlçe kongrelerinin tamamlanmasının ardından da il kongrelerinin  başlayacağını dile getiren Ataş, il kongrelerinin 2018 Şubat ayı sonunda yapılmasının planlandığını bildirdi.

Ataş, "İl kongreleri de bittikten sonra 6. Olağan Büyük Kongremizin  tarihiyle ilgili süreç başlamış olacak. Bunun kararını partimizin yetkili organları verecektir. İl kongreleri bittikten sonra oturur, konuşuruz, nihai tarih, partimizin 3 yılı doldurma tarihi 12 Eylül 2018. Bu tarihten önce  yapılabilir, yakın tarihlerde yapılabilir, onun kararını Sayın Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız ile partimizin yetkili organları belirleyecektir." şeklinde konuştu.

"KENDİSİNİN DE BÖYLE BİR ARZUSU VAR"

"Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Erdoğan'ın ilçe ve il kongrelerine  katılımı veya hitabı öngörülüyor mu?" sorusu üzerine Ataş, Erdoğan'ın programının  oldukça yoğun olduğuna dikkati çekti.

Erdoğan'ın, daha önce genel başkan olduğu dönemde il kongrelerinin bir  çoğuna katıldığını, büyükşehirlerdeki bazı büyük ilçelerin kongrelerine bile  gittiğini hatırlatan Ataş, programı elverdiği süre içinde yine aynı şekilde  Ankara, İstanbul, İzmir ve Konya gibi büyükşehirler başta olmak üzere bazı büyük  ilçelerin kongrelerine katılacağını bildirdi.

Mustafa Ataş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kongrelere katılmaktan keyif  aldığını, büyükşehir illerinin tamamının kongrelerine katılacağını tahmin ettiğini dile getirerek, "Kendisinin de böyle bir arzusu var. Cumhurbaşkanımızın  katılamayacağı kongrelere de Sayın Başbakanımız, bakanlarımız katılacak. Bunun  planlamasını yapacağız, istişare edeceğiz. Nerelere katılmak istiyorsa onları da  planlayıp, katılımlarını da sağlayacağız." dedi.

 

"METAL YORGUNLUĞUNDAN KASTIMIZ BU"

"Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Erdoğan'ın 'Yorulan varsa kenara  çekilsin' mesajı partide nasıl karşılık buldu? Bunun üzerine yeniden aday  olmayacağını açıklayan isimler var mı?" sorusu üzerine Ataş, AK Parti'nin, Türkiye'ye hizmet yolunda kurulduğunu, kuruluşundan kısa bir süren sonra iktidara geldiğini anımsattı.

AK Parti'nin 15 yıllık iktidarı döneminde Türkiye'yi eğitimden  sağlığa, ulaşımdan ekonomiye her alanda güzel hizmetlerle buluşturduğunu anlatan Ataş, Türkiye'de AK Parti teşkilatının en çok muhatap olduğu konuların başında,  işsizlikle ilgili taleplerin geldiğini, bu konunun teşkilatlar tarafından  çözülmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Erdoğan'ın "metal yorgunluğu" ifadesine de değinen Ataş, gönüllülük  esasına göre iş yaptıklarına, bu yorgunlukların birçok sebebinin bulunduğuna  değindi.

Vatandaşların iş taleplerine cevap verememenin sıkıntısını yaşayan  teşkilat yöneticilerinin olduğunu belirten Ataş, şöyle devam etti:

"Menfaat, çıkar ilişkisi için siyasetin içine girip, o beklentilerine  cevap verilmediği zaman işini üçüncü, dördüncü plana atan insanlar var.  Toplantılara katılmıyor, verilen görevi yapmıyor. Neden? Bir beklentiyle gelmiş,  siyasetin içine girmiş. Ya çocuğunu işe yerleştirmek için gelmiş siyaset yapıyor,  ya yakınını bir yere tayin etmek için siyaset yapıyor ya da 'Siyasetin içine  girersem çevremdeki insanlara acaba bir çıkar sağlayabilir miyim.' düşüncesiyle.  Ben bu düşüncede olmayan tüm kardeşlerimizi tenzih ederek söylüyorum ama  gördüğümüz ve izlediğimiz kadarıyla zaman zaman bu tür beklentilerle siyaset  yapan insanların da sayısının çoğaldığını görüyoruz."

Bu anlayışla siyaset yapanları ayıklamanın, asli görevleri olduğunu  vurgulayan Ataş, "Eğer siyaseti millet için yapmıyorsanız, kendi çıkarlarınız  için yapıyorsanız işte bizim 'metal yorgunluğu'ndan kastımız bu. Siz eğer  milleti, vatanı, toplumu önceleyerek siyaset yapıyorsanız zaten yorgunluk  hissetmezsiniz ama kendi çıkarlarınız, kendi hesaplarınız, geleceğinizle ilgili  planlarınız için siyaset yapıyorsanız, o planlarınız gerçekleşmediği zaman zaten  o yorgunluğu siz ilk günde hissedersiniz." diye konuştu.

AK PARTİ'DEN İLKE KARARLARI

Kongreleri başlatırken birtakım ilke kararları aldıklarını bildiren  Ataş, alınan kararları şöyle sıraladı:

"Devlet kurumlarıyla iş ilişkisi olan, belediyelerden iş alma eğilimi  olan iş dallarında çalışan arkadaşlarımız, siyaset mecrasını kendi çıkarları,  menfaatleri doğrultusunda kullanmaya çalışan insanlar varsa milleti öncelemeyip,  milletin beklentilerine cevap verme düşüncesiyle siyaset yapma önceliği  olmayanlar kenarda dursun, gitsin ticaretini yapsın. Biz kimsenin ticaretine  karşı değiliz ama partideki yönetim kurulu üyeliği sıfatını kullanarak, 'Ben  belediyeye iş yapayım.' anlayışıyla oradan nüfuz kullanma anlayışıyla gelip  siyaset yapıyorsa, bunlara müsaade etmeyeceğiz. 'Gitsin, ticaretini yapsın, eşit  şartlarda ihaleye mi girecek, nereye girecek, kiminle ne iş yapacaksa girsin,  yapsın ama parti yönetim kurulu üyeliği sıfatını nüfuz olarak kullanmasın.' diye  ilke kararları alıyoruz. 'Kurumlarla belediyelerle ticari ilişkisi olan  arkadaşlar yönetim kurullarında olmasın.' diyoruz. Belediye meclisi, il genel  meclisi üyesi olan arkadaşlarımız da teşkilatlarda hem o işi hem de yönetim  kurulu üyeliği sıfatını kullanmasın istiyoruz. Bir kişiye iki görev vermemeye  özen gösteriyoruz. Çünkü insan kaynaklarımız, potansiyelimiz çok zengin. Bir kişi  hem belediye meclisi üyesi hem il, ilçe yönetim kurulu üyesi olmasın. 'Belediye  meclis üyeliğini, belediye meclis üyesi olarak yapsın, ilçe yönetim kurulunda  veya il yönetiminde görev alacak arkadaşlarımız da sadece o sıfatı kullanarak,  teşkilatçılığını yapsın.' diye birtakım kuralları koymaya çalışıyoruz."

"AKRABA İLİŞKİSİ OLMAYANLAR YÖNETİMDE OLACAK"

Ataş, "Milletvekilinin, belediye başkanının, il, ilçe başkanının  birinci derece yakınlarının", toplumda "metal yorgunluğu" algısı oluşturan  konulardan biri olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bunlar partimizi zaman zaman yıpratabiliyor. Mümkün mertebe akraba  ilişkisi olmayan arkadaşlarımızın yönetimlerde olmasına özen gösteriyoruz. Başka  bir husus, yönetimlerde bazı yerlerde muhtar arkadaşlarımız, muhtar kardeşlerimiz  bundan alınganlık göstermesinler, bizi anlayışla karşılamalarını diliyorum. Biz  ülke, toplum olarak bir aile hukuku içerisinde işlerimizi yürütmek durumundayız.  Hiç kimseyi ötekileştirmek, dışlamak gibi bir eğilim içinde değiliz ama takdir  edersiniz ki bir mahallede veya bir ilçede, bir muhtarı yönetime aldığınız zaman  yönetime almadığınız diğer muhtarlar 'Onu niye aldınız da beni niye almadınız.'  diyor. Bu da kırılmalara sebebiyet veriyor. Bu yüzden dedik ki mümkün mertebe,  muhtar kardeşlerimizi de yönetimlerde değerlendirmeyelim. Bazı yerlerde muhtar  arkadaşlarımız hem muhtarlık hem de yönetim kurulu üyeliği yapıyor. Bu tür şeyler  de bizleri zaman zaman yoruyor. Muhtarlardan yönetimlere giremeyenler  eleştiriyor. Bizim birinci önceliğimiz dürüstlük, ahlak, adalet, işini iyi  yapabilmektir. Aradığımız özellikler bunlar. Hiç kimseyi ötekileştirmek gibi bir  düşüncemiz olamaz."

"İŞLERİMİZİ YAPMADIĞIMIZ ÖLÇÜDE BİZ ONLARA YÜK OLURUZ"

"Bizim ortak paydamız, millet olmaktır, bayrağımızdır, vatanımızdır ve  devletimizdir." diyen Ataş, Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Erdoğan'ın, Rize'de  yaptığı konuşmanın felsefesinde bu anlayışın bulunduğunu belirtti.

Ataş, AK Parti kadrolarının, yorgun olacak insanlarla yol alacak bir  yapıya sahip olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Söylenmek istenen budur. Bizim Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız ile  Başbakanımız günde 17-18 saat çalışırken, buna ayak uyduramayan veya uydurmak  istemeyenler kenara çekilmek zorundadır. Teşkilatlarımızda görev yapan herkes,  Cumhurbaşkanı üzerinden, Başbakan üzerinden yük almak mecburiyetindedir. Yük  alamıyorsa yük olmaya hakkı yoktur. Biz yük alıcılarız, yük olucular değiliz. Biz  Cumhurbaşkanımız üzerinden yük almaya mecburuz, Başbakanımız üzerinden yük almaya  mecburuz. İşlerimizi yapmadığımız ölçüde biz onlara yük oluruz. Yük olmaya  kimsenin hakkı yoktur. Yük olmak için teşkilatlara gelenler, bu teşkilatların  kapısından içeri girmesinler. Yük almak için gelenlere kapımız sonuna kadar açık.  Millete hizmet etme mantığıyla iş yapmak isteyen herkese kapımız açık ama kendi  hesapları, çıkarları, makam, mevki planları, hesapları için bu teşkilatları  kimsenin kendi şahsi çıkarları için kullanmaya da hakkı yoktur. Biz bu anlayışla  hareket etmek istiyoruz."

 

"İL BAŞKANLARIMIZI İLÇELERİYLE İLGİLİ TEK TEK DİNLEDİK"

"Teşkilatta 'Ben kenara çekiliyorum.' diyerek, tekrar aday  olmayacağını açıklayan isimlerin dışında kenara çekilen isimler oldu mu?" sorusu üzerine Ataş, istişarelere değer veren bir anlayışla siyaset yaptıklarını, AK  Parti'nin kuruluşundaki felsefenin de istişareye dayandığını söyledi.

Ataş, kongre sürecinde de istişare mekanizmalarını diri tutmaya,  uygulamaya çalıştıklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Kongre süreci başlayınca takvimi, taslağı oluşturduk, belirledik ve  biz kendi çalışma alanımız içerisinde bütün 81 il başkanımızı bir takvim üzerine genel merkezimize çağırdık, il başkanlarımızdan kendi ilçe başkanlarıyla ilgili,  teşkilatlarıyla ilgili görüş ve kanaatlerini aldık. Yazılı olarak bunları kaydettik. İl başkanlarımızı ilçeleriyle ilgili tek tek dinledik. Örnek olarak  Ankara İl Başkanımızı çağırdık, Ankara'nın 25 ilçesi var, 25 ilçe başkanını tek  tek değerlendirdik. Hangi ilçe başkanı görevine devam etmeli, hangisi değişmeli,  hangisi değerlendirmeye tabi tutulmalı. Tek tek bu üç kategoride değerlendirme  yaptık ve görüşlerini yazdık. Değişmesi gerekenleri not ettik, devam etmesi  gerekenleri not ettik. İkisinin arasında kalanları da 'Değerlendirmeye tabi  tutulması lazım. Daha kaliteli, daha başarılı arkadaşımız varsa burada onun da  arayışı içinde olalım.' diye not ettik."

İl başkanlarıyla eş zamanlı milletvekilleriyle de görüştüklerini  bildiren Ataş, 317 milletvekilini seçim bölgeleriyle ilgili tek tek dinlemeye  çalıştıklarını söyledi.

İl koordinatörleri, genel başkan yardımcıları ve bakanlar düzeyindeki  yöneticileri de kendisinin dinlediğini vurgulayan Ataş, bunun yanı sıra geçmiş dönemlerde siyaset yapan milletvekillerinin, belediye başkanlarının, kuruluştan  bu yana görev yapan il ve ilçe başkanlarının, illeriyle ilgili değerlendirmelerini aldıklarını bildirdi.

Ataş, başkan yardımcılarının, il koordinatörlerinin, önceki dönemde  milletvekilliği yapanların sahada aktif olarak çalıştıklarını anlatarak, "Mesela gidiyorlar bir ilde 2-3 gün kalarak, o ilin nabzını tutmaya çalışıyorlar,  ilçelere gidiyorlar. Vatandaşlarımıza da iniyorlar, oralardaki sivil toplum temsilcileriyle muhtarlarla görüşüyorlar. Teşkilatımızda geçmişte çalışıp şu anda  aktif görevi olmayan arkadaşlarımızı bulmaya çalışıyorlar. Bu görüşmeleri  yaparak, bunları bizlere dönüş yapıyorlar." dedi.

"İL, İLÇE YÖNETİCİSİ POZİSYONUNDA 60 BİN GÖREVLİ ÇALIŞMA YAPIYOR"

Ataş, kongre sürecine ilişkin yalnızca il, ilçe yöneticisi  pozisyonunda bakıldığında, Türkiye genelinde yaklaşık 60 bin görevli tarafından  çalışma yapıldığını, bugüne kadar bütün kademelerde ve alandaki bütün  çalışmalarda istişare mekanizmasının işletildiğini kaydetti.

Teşkilatlarda gençlerin konumuna ilişkin soru üzerine Ataş, yönetim  kurullarında 35 yaş altı gençlerin olmasına özen gösterdiklerini belirtti. Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Erdoğan'ın da bu konuda çok ciddi hassasiyetleri  olduğuna dikkati çeken Ataş, bu kriterleri il ve ilçe kongrelerinde de  söylediklerini, 18-25 yaş arasındaki gençlere öncelik verilmesi gerektiğini  belirttiklerini aktardı.

Mustafa Ataş, günde 14-15 saat süren görüşmeler yaptığını dile  getirerek, "Genel Başkanımıza, bu millete bizim mahcup olmamamız gerekiyor. Kongrelerden sonra 'pardon' deme şansımız yok. Onun için çok ince eleyip sık  dokumaya çalışan bir titizlikle, atölye çalışmasıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Allah bize doğru kararlar vermeyi nasip etsin." diye konuştu.